Siken Sikene Ch. 2

bymofilius©

- "Ohhh sok parmağını götüme yavrum..." diye inledi karım, "Sok parmağını öyle... Bak ne güzel açılıyor... Hadi sok çıkar biraz..."

Oktay'ın önceleri yavaş hareket eden eli, giderek hızlanmaya başlamıştı. Parmağını karımın göt deliğine sokuyor, çıkarıyor, tekrar sokuyordu. Yüzündek ifadeden, yaptığı şeyden son derece hoşlandığı belliydi. Başka türlü de olamazdı zaten. Hemen burnunun dibinde duran o çıldırtıcı güzellikteki kalçalar aklını başından almış gibiydi.

Karım gözlerini kapamış, kendini tümüyle içine girip çıkan parmağa bırakmıştı. Vücudu hafif hafif titriyordu. Onu çok iyi tanıdığım için, Oktay'ın biraz daha devam etmesi halinde, yine belini getireceğini biliyordum. Şimdi iyice öne eğilmiş, saçları, yanakları iyice kızaran yüzünü örtmüştü. Birden küçük bir çığlık kaçırdı ağzından. Titremeleri çoğalıp, çılgınca bir tempoya ulaştı.

İşte yine belini getiriyordu.

Onu hemen kendine getiren, Oktay'ın durması oldu. Karım gelirken o küçük deliğinin nasıl sıkıştığını biliyordum. Eski arkadaşım parmağının böylesine yumuşacık bir mengenede ezilmesinden etkilenerek durmuştu herhalde. Ama karım hoşlanmamıştı bundan. Bacaklarını iyice açarak, Oktay'ın bacakları arada kalacak şekilde sokuldu. Sırtı hala ona dönüktü. Sağ elinin bacaklarının arasından uzanıp o kocaman siki kavradığını gördüm. Dizlerini bükerek, kalçalarını arkadaşımın kucağına doğru indirdi. Tanrım, bu allameyi gerçekten de almak istiyordu götüne.

Sırf dikkat kesilmiş, hiç bir şeyi kaçırmamaya çalışarak izliyordum onları. Karımın tüm vücudunun titremesinden, Oktay'ın sikinin göt deliğine değdiğini anladım.

- "Ohhhh ne kadar güzel..." diye inledi karım, "Tanrım, ateş gibi yanıyor sikin..."

Kalçaları, çok küçük hareketlerle çalkalanıyor, yavaş yavaş oturuyordu Oktay'ın kucağına. O küçük delik yavaş yavaş açılıyor olmalıydı. Birden sarsılarak durdu. Aynı anda yeni bir küçük çığlık kaçtı ağzından. O kocaman sikin başı içine girmiş olmalıydı. Oktay iki eliyle onu belinden kavradı bir anda.

- "Ahh ne güzel girdi, gördün mü yavrum..?" dedi karım, "Ohhh ne güzel açıldı götüm, görüyor musun..? Ama n'olur acele etme sen... Bırak ben alayım onu içime... Sen kımıldama n'olursun yavrum..."

Başı hala öne eğikti ve saçları nedeniyle yüzünü göremiyordum. Onun yerine, tüm dikkatimi kalçalarının büyüleyici hareketlerine vermiştim. Artık yalnızca iki yana çalkalanmıyordu kalçaları. Küçük hareketlerle yukarı aşağıda da oynamaya başlamıştı. Her seferinde Oktay'ın kucağına biraz daha çok oturuyor, onu biraz daha çok alıyordu içine. Sonunda bacaklarının arasından uzatıp Oktay'ın sikini sımsıkı kavradığı elini de çekti geriye. Şimdi iki eliyle koltuğun kenarlarını kavramıştı. Kalçalarının hareketleri, giderek kontrolden çıkıyor gibiydi.

Bu ne kadar sürdü bilmiyorum. Zaman kavramını yitirmiş gibiydim. Sonunda karımın kalçaları Oktay'ın kucağına yapıştığında, sikimin zonklamaları dayanılmaz hale gelmişti. Sonra karım başını geriye attı. Şimdi yüzünü olduğu gibi görüyordum. Gözleri kapalı, ağzı yarı açık ve tüm yüz hatları geriliydi. Aldığı zevkin aynası gibiydi yüzü.

Tanrım, o kadar güzeldi ki o anda.

Önümdeki seyrine doyum olmaz manzara, karım Oktay'ın kucağında hareket etmeye başladığında daha da güzelleşti. Şimdi ayakları ve koltuğun kenarlarını kavrayan ellerinden destek alarak, arkadaşımın kucağına oturup kalkmaya başlamıştı. Göremiyordum ama, o kocaman sikin arkasına girip çıktığını anlıyordum. Küçük deliği gittikçe daha çok açılıyor, gevşiyor olmalıydı. Hareketleri hızlanmaya başlamıştı.

Sonra birden durdu. Vücudunun belden yukarı kısmını Oktay'ın göğsüne bıraktı. Ayaklarını kaldırıp, bacaklarını karnına doğru çekti ve ayakkabılarını topuklarından yakaladı. Şimdi Oktay'ın kucağında tabak gibi açmıştı kendini. Dehşet bir manzara vardı gözlerimin önünde. Artık görmek istediğim her şeyi görüyordum. Arkadaşımın siki, neredeyse dibine kadar gömülmüştü karımın götüne. Hemen onun üstünde de, insanı çıldırtan başka bir manzara vardı. Karımın artık iyice şişip vıcık vıcık bir hale gelmiş olan amının, neredeyse tam içine bakıyordum durduğum yerden.

- "Hadi şimdi sik beni..." diye inledi karım, "Ohh hadi şimdi istediğin gibi sik beni yavrum..."

Sanki bunu bekliyordu Oktay. Hırsla pompalamaya başladı. İki eliyle karımı memelerinden yakalamış, üstünde tutuyordu.

Delirecek gibi olmuştum. O kocaman sikin karımın küçük götüne girip çıkışını, en ince ayrıntısına kadar görüyordum artık. Karım da, Oktay da, ben de zevkten uçmuştuk. Gözlerim karımın amına her takıldığında, elektrik çarpmış gibi oluyordum. Oktay arkasına sokup çıkarırken dudakları açılıp kapanıyor, sanki içine girecek ikinci bir sik için yalvarıyordu, o güzelim şey. Bu, öncekinden de müthiş bir manzaraydı. Hemen oracıkta ikinci bir erkek olmayışına, karımın bacaklarının arasına girip onu aynı anda amından sikmeyişine hayıflanıyordum.

Titreyen ellerimle pantolonumu çözüp, patlama raddesine gelen sikimi dışarı çıkardım. Gözlerimi karımın gittikçe daha çok açılan amından ve götüne bir piston gibi girip çıkmakta olan sikten bir an bile ayırmadan, okşamaya başladım. Belimi getirmem an meselesiydi.

Ama Oktay benden önce davrandı. Karımın daracık götü aklını başından almış olmalıydı. Birden dibine kadar geçirdi ve inlemeye başladı. Bu karımın çıldırmasına yetmişti. İçinde fışkıran tohumları hissetmek onu mahvetmişti. Gelirken Oktay'ın kucağında çırpınıyordu.

Neredeyse aynı anda ben de ikinci kez mutfağın zeminine fışkırtmaya başladım. Gözlerim kararıyordu.

Yine de kendini en çabuk toplayan ben oldum. Salonda karım, hala Oktay'ın kucağındaydı. Ama artık ayakkabılarının topuklarını bırakmış, ayakları tekrar yere basmıştı. Bir süre sonra da, kalkacak kadar kendine geldi. Oktay ise bu sefer tam tükenmiş gibiydi. Karım kucağından kalkarken götünden çıkan siki, şimdi boynu iyice bükük bir halde, bacaklarının arasına sarkmıştı.

Ayağa kalkıp, pantolonu çekmeden salon kapısına doğru yürüdüğünü gördüğümde, bir an için paniğe kapıldım. Mutfakta saklanacak yer arıyordum ki, onun benden tarafa bakmadan banyoya gitmekte olduğunu anladım. Normal olarak, biraz temizlenmek, kendine düzen vermek istiyordu. Karım ise yalnızca eteğini indirmekle yetinmiş, sonra da tekrar yerine oturmuştu bile. Kendini bana, tüm taze sikilmüşlüğüyle sakladığını biliyordum.

Bunu düşünmek, sikimin yeniden kalkmasına neden oldu.

Bir taraftan da, Oktay banyodan çıkmadan yapmam gerekenler vardı tabii. Hızla sokak kapısına giderek, yine gürültüyle açıp kapadım. Böylece, eve resmen dönmüş oluyordum. Ama salona gitmeden önce mutfağa dalıp, koca bir bardak soğuk su içmem gerekiyordu. Biraz kendime gelmeliydim. Bu arada Oktay'ın da banyodan çıktığını ve salona geri döndügünü farkettim. Peşinden gittiğimde yerine oturmamıştı ve gitmeye hazırlanıyordu.

- "Artık gidiyorum..." dedi, güya karıma çaktırmadan bana göz kırparak, "Çok kalmayacağımı söylemiştim sana zaten..."

Aklı sıra beni inandıracaktı. Öyle ya, gündüz konuşurken gece otele dönüp biraz zamparalık yapacağını ihsas etmemiş miydi bana. Ama karımla yaşadıklarından sonra buna olanak kalmadığını biliyordum. Buna rağmen, kaçmak istemesini de normal buluyordum.

Bir taksi çağırdık, sonra da karımla onu kapıya kadar geçirdik.

Bu andan sonra beni tam bir seks fırtınasının beklediğini biliyordum ama, bunun daha sokak kapısının önünde başlayacağını tahmin etmiyordum doğrusu. Karım; daha ben kapıyı kapar kapamaz, sanki aylardan beri erkeksiz kalmışcasına üstüme saldırdı. Kolları bir anda boynuma dolanmış, vücudu vücuduma yapımış, ağzı ağzıma kenetlenmişti. Deli gibi öpüşüyorduk. Dillerimiz birbiriyle sanki savaşıyordu. Şimdi bütün yakıcılıyla bana verdiği o güzelim ağzın akşam boyunca üç kez sikildiğini, bir kere benim, iki kere da Oktay'ın tohumlarıyla dolduğunu düşündükçe, zevkten uçacak gibi oluyordum.

Sonra ayrılıp yatak odamıza gittik. İkimiz de akıl almayacak kadar büyük bir hızla soyunduk. Onu yatağın ortasında domalttım. Göğsü yatağa yapışık, güzelim kıçı havada öylece dururken, her şey gözlerimin önüne serilmişti. Her zaman sımsıkı kapalı durmasına alışık olduğum küçük göt deliği, şimdi hafifçe şişmiş ve açıktı. İçinden sızan pelte pelte sıvılar, kalçalarının yarığına ve bacaklarına sızmıştı. Amı ise perişan durumdaydı.

Saatlerce, hiç doymayarak sikiştük o gece.

İkimiz de çıldırmış gibiydik. Üstelik bu sefer daha farklı bir durum vardı ortada. Olaylar Ankara'daki gibi rastgele gelişmemiş, her şey planlanarak uygulanmıştı. Karım, Oktay onu sikerken seyrettiğimi biliyordu. Benim de onun bildiğinden haberim vardı. Bu her şeyi daha da güzel, daha da tahrik edici bir hale getirmişti sanki. Sonra tutukluğu bir yana bırakıp, konuşmaya başladık. Karım sikilmeye doyamadığını, sikilişini seyretmemin de, duyduğu zevki yüze katladığını anlattı. Ben de tüm duygularımı açıkladım ona.

Sonunda halsiz kalıp uykuya dalmaya hazırlanırken, bundan sonra neler yaşayabileceğimizi düşünmeye başladım.

Bu bile son derece tahrik ediciydi.

Report Story

bymofilius© 4 comments/ 12273 views/ 0 favorites

Share the love

Also in this series

Tags For This Story

Report a Bug

Previous
3 Pages:123

Please Rate This Submission:

Please Rate This Submission:

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Please wait
Recent
Comments
by Anonymous

If the above comment contains any ads, links, or breaks Literotica rules, please report it.

There are no recent comments (4 older comments) - Click here to add a comment to this story or Show more comments or Read All User Comments (4)

Add a
Comment

Post a public comment on this submission (click here to send private anonymous feedback to the author instead).

Post comment as (click to select):

You may also listen to a recording of the characters.

Preview comment

Forgot your password?

Please wait

Change picture

Your current user avatar, all sizes:

Default size User Picture  Medium size User Picture  Small size User Picture  Tiny size User Picture

You have a new user avatar waiting for moderation.

Select new user avatar:

   Cancel