tagLoving WivesKamyoncu

Kamyoncu

bymofilius©

Kocasıyla kavga etmemiş olsa, bunların hiç biri başına gelmeyecekti. On gündür küçük çalışma odasına kapanmış, başını kaldırmadan çalışıyordu kocası. Aslında şehir dışındaki bu evi tutarlarken amaç, kocasının yazmakta olduğu kitabı rahatça bitirmesiydi. Ama bu kadar yalnız kalacağını da düşünmemişti doğrusu. Gerçi hem ev, hem de çevresi çok güzeldi, fakat bütün bunlar canının sıkılmasını engelleyemiyordu ki.

Eğlenmeyi çok seviyordu. Erkeksiz kalmaya da, hiç tahammülü yoktu. Mantıklı olan, kocasının kitabıyla gündüzleri meşgul olması, geceleri de birlikte gecirmeleriydi. Nitekim ilk günler böyle olmuştu zaten. Sonra birden kitabın içinde kaybolmuştu kocası. Onu geç saatlere kadar bekliyor, sonra da çaresiz gidip yatıyordu. Ama uyku girmiyordu ki gözüne.

Bir çok gece, halsiz düşene kadar otuzbir çekmişti. Ne var ki; vücudunda dolaşıp memelerini okşayan elleri de, amına ve götüne soktuğu, bızırıyla oynadığı parmakları da, gerçek bir erkeğin yerini tutmuyordu bir türlü. Buna dayanmak çok zordu.

O sabah kalkıp kocasını çalışma odasındaki kanepenin üstünde kıvrılmış uyurken bulunca, tepesi atmıştı. Bu kadarı da fazlaydı artık. Adam işini bitirdiğinde bile, yukarı gelip onu sikeceğine, küçücük odasına kapanıp kalıyordu. Kızgınlıkla, ağzına gelen her şeyi söylemişti kocasına. Bu sefer de o kızmıştı tabii. "Kitabı bitirmek için yalnız kalmasını gerektiğini, yatak odasına gelirse aklının karışacağını" bağırarak söylüyor ve rahat bırakılmak istiyordu. Sonunda onu tuttuğu gibi odadan atmıştı, bir de.

Gün boyu hırsından kudurmuş, evin içinde deli gibi dolaşmış, bahçeye çıkıp kendine iş aramış, ama yine de kızgınlığı geçmemişti. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, hava da alabildiğine sıcaktı. Bu onu daha da kızdırıyordu. Bir şeyler yapmak, kocasına ceza vermek istiyordu. Bu istek saatler geçtikçe da artmıştı. Sonunda otomobile atlayıp yakındaki kente gitmeye karar vermişti. En azından biraz eğlenirdi belki. Eğer kafasına uygun birini bulursa, kendini siktirip rahatlamakta da kararlıydı. O zaman görürdü kocası.

Hazırlanması çok kısa sürmüştü. Hem amacına uygun giyinip bir an önce sonuca gitmek istiyordu, hem de hava çok sıcaktı. Bej renklerin hakim olduğu, incecik, emprime bir elbiseyi çıplak vücuduna giymişti. Kaygan kumaş tüm hatlarını ortaya çıkarıyordu. Elbisenin incecik askıları omuzlarını meydanda bırakıyordu. Ön tarafı boydan boya düğmeliydi. Yukardan iki düğmeyi açık bırakmıştı ve memelerinin arası görünüyordu. Eteği zaten kısacıktı ama, bu yetmezmiş gibi, iki düğme de alttan açık bırakmıştı. Arkadan bakınca da, ince kumaşın kalçalarının arasına hafifçe girdiği görülüyordu. Ayaklarına yüksek topuklu dekolte ayakkabılarına da geçirince, tam olmuştu.

Aynada kendine bakıp "Ufff, orospu gibi oldum." diye düşünmüş, sonra da kocasına haber bile vermeden evden çıkıp otomobile kurulmuş ve kente doğru yola koyulmuştu.

İlk başta her şey yolunda gitmişti. Kente kadar, yaklaşık 40 kilometrelik bir yol vardı önünde. Hesaplarına göre, hava kararmak üzereyken kente ulaşmış olacaktı. Otomobilin sağ ön tarafından o acayip ses gelmeye başladığında, yolu yarılamıştı. Bereket versin ki, ses hoşuna gitmediği için ayağını gazdan çekip yavaşlamış ve yolun sağında gördüğü küçük bir cebe doğru direksiyonu kırmıştı. Yoksa çok daha ciddi şeyler gelebilirdi başına.

Otomobilin lastikleri toprak zemine değer değmez, büyük bir takırtı kopmuş, sonra da, kayarak durmuştu otomobil. Yaşadığı küçük korkuyla kendini aşağı attı. Sağ ön tekerlek yerinden kopmuş ve otomobilin altında kaybolmuştu. Yapabileceği hiç bir şey yoktu. Gerçekten ucuz kurtulmuştu.

..........

Heyecanı yatışıp kendine geldiğinde, ne kadar can sıkıcı bir duruma düşmüş olduğunun bilincine de vardı. Otomobil bozulmuş ve kelimenin tam anlamıyla yolda kalmıştı işte. Üstelik yolun tam yarısındaydı. Kente gidip azmak için yaptığı planlar boşa gitmiş gibiydi. Hoş eve dönmesi de bayağı sorun olacak gibiydi ya. Üstelik eve dönse, bu hırsla yeni bir kavga da çıkaracağından emindi. En iyisi yine kente gitmekti galiba. En kötü ihtimalle bir taksiye atlar, eve dönerdi oradan. Üstelik canının istediği saatte yapabilirdi bunu.

Bir kere kararını verince, gerisi kolaydı artık. Yolun kenarına çıkıp, kente doğru giden bir araba beklemeye koyuldu.

Ama aksilikler bitmiyordu bir türlü. Yaklaşık onbeş dakika geçmesine rağmen tek bir araba bile gelmemişti. Evleriyle kent arasındaki yolun ne kadar az kullanılan bir yol olduğunu, ancak şimdi anlıyordu. Sonunda beklemekten sıkılıp, kent yönünde yürümeye başladı.

Tam "ayakkabılarının yürümeye hiç elverişli olmadığını" düşünüyordu ki, kalın ve güçlü bir korna sesiyle irkildi. Daha dönüp bakamadan da, büyük bir motorun homurtulu sesi kulaklarına doldu. Koca bir kamyondu gelen. Oldukça hızlı gidiyordu. Şoför onu görmüş ve fren yapmaya başlamıştı ama, yine de yüz metre ilerde ancak durabildi. Sandığından da büyük ve yabancı plakalıydı kamyon. Arkasına bağlı uzun römork, mavi, beyaz ve kırmızıya boyalıydı. Şoför, sağ aynadan onu seyrediyor olmalıydı ki, römorkun boyunu yarıladığında sağ kapı açıldı. Ama hala şoförü göremiyordu. Zaten pek merak ettiği de yoktu. O an için tek istediği, biran önce kente gidebilmekti.

Herşeyin bu kadar basit olmadığını, şoförün yardım için uzattığı elini tutup yukarı çıkabilmek için ayağını onun gösterdiği gibi, tekerleğin ortasındaki çıkıntıya bastığı anda anlayıverdi. Esmer, iriyarı ve oldukça genç biriydi şoför. Kısa kesilmiş simsiyah saçları, alabildiğine kıvırcıktı. Kapkara olduğunu farkettiği gözlerini ise tam görememişti. Yüzüne bakmıyordu ki şoför. Gözleri çok daha aşağılara kitlenip kalmıştı. Başını eğip kendine baktı. Böyle bir ayağı yolda, bir ayağı tekerleğin çıkıntısında dururken, eteği kalçalarına kadar sıyrılmıştı tabii. Özellikle açık bıraktığı o iki düğme de, tam kasıklarının üstüne gelmişti şimdi. Amının kılları görünüyordu.

Yukarı çıkana kadar şoförün gözleri üstünden ayrılmadı. Tekerlekteki çıkıntıdan sonra, yukardaki iki basamağa daha basmak zorunda kalmıştı. Böylece, her seferinde başka bir türlü göstermiş oluyordu kendini. Sonunda şoför, onu dirseğinden tuttuğu gibi, aldı içeriye.

Ömründe ilk kez bir kamyonun şoför mahallindeydi ve her şeyi çok ilginç ve değişik bulmuştu. Kocaman bir yerdi bir kere burası. Son derece de konforlu görünüyordu. Koltukların arkasında ve yüksekte, oldukça büyük bir yatak vardı. Kendini bir anda şoförle yanyana oturur bulduğu koltuk da, en az üç kişinin rahatça oturabileceği kadar büyüktü. Adam bir şeyler söylüyordu ona ama, bir kelimesini bile anlamasına olanak yoktu. Buna karşılık şimdi gözlerini görebiliyordu. Gerçekten kapkara ve üstelik alev alev yanan gözleri vardı. Sonra kalkıp direksiyonun başına, onun oturduğundan bayağı yüksekte olan kendi koltuğuna geçti. Pantolonunun önünde, kocaman bir kabarıklık meydana gelmişti.

Birden heyecanlandığını hissetti. Kalkmış sikler, onun için hep heyecanlandırıcı olmuştu zaten. Ama bu seferki; hiç tanımadığı, dilini bile anlamadığı bir yabancının, iriyarı ve kapkara bir kamyon şoförünün kalkmış sikiydi. Durumu son derece tahrik edici buluyordu. Adam kamyonu vitese takıp hareket ederken, arkasına yaslandı. Eteği iyice sıyrılmıştı. Bacakları olduğu gibi meydandaydı ve iliklemediği düğmeler yüzünden, neredeyse amının kılları görünüyordu yine.

Şoför durmadan bir şeyler anlatıyordu. Anlayabildiği kadarıyla, Arap'tı adam. Yüz hatları son derece sertti. Aslında öyle yakışıklı falan da değildi ama, garip bir çekiciliği vardı. "Hayvan gibi..." diye düşündü.

Kente gitmek üzere evden çıkmasının başlıca nedeni, kafasına uygun, hoşuna giden birini bulup sikişmek ve rahatlamak değil miydi zaten?

Neden kamyon şoförüyle olmasındı ki?

Kocaman elleriyle direksiyonu kavramış otururken, onun, ilk başta algıladığından çok daha iri olduğunu farkediyordu. Teninin rengi, neredeyse zenci denilebilecek kadar koyuydu. Pek de temiz görünmeyen siyah bir atlet fanilesi giymişti. Kolları kalın ve son derece adeleliydi. Kalın, siyah bir bıyığı vardı ve sakalları hafifçe uzamıştı. Anlamadığı şeyleri anlatıp dururken, gözleri de, yoldan çok vücudunda dolaşıyordu. Değdiği yeren bakışlardı bunlar. Amının sulanmasına, canının giderek daha çok sikilmek istemesine neden oluyordu.

Koltukta biraz daha kaykılıp, ayaklarını ön tablonun üst tarafına dayadı. Sonra bir düğmesini daha açtı eteğinin. Şimdi göbeğinin altına kadar gösteriyordu kendini.

Şoförün pantolonundaki kabarıklık daha da büyümüştü sanki. Yine bir şeyler söylüyordu. Sonra sağ elini direksiyondan çekip, parmaklarıyla para işareti yaptı. Gerçi bu kuşkulanmasına neden oldu ama, yine tam emin değildi. Şoför bu kez de elini uzatıp sol taraftan aldığı bir çantayı açtı ve içinden çıkardığı paraları salladı ona doğru. Artık iyice belli olmuştu.

Orospu sanıyordu onu.

Şimdiye kadar hiç böyle bir durumda kalmamıştı doğrusu. Düpedüz orospu mualemesi yapıyordu adam. Üstelik bu; kızmasına değil, garip bir şekilde hoşlanmasına neden olarak, onu iyice şaşırtmıştı. Haksız sayılmazdı şoför. Doğrusu tam bir orospu gibi giyinmişti. Ayrıca, ıssız bir yolda yürürken bulmuştu adam onu. Kamyonuyla ülkeden ülkeye dolaşırken, yol kenarında bekleyen orospulara alışmış olmalıydı. Bunlar yetmiyormuş gibi, kamyona bindikten sonra da, orasını burasını gösterip durmuştu.

Elini uzatıp, paraların arasından bir yüzlük çekti ve küçük çantasına soktu. Sonra da giysisinin üstten iki düğmesini daha açtı. Şimdi yalnız ortadaki bir kaç düğme ilikliydi. Memeleri ise yarı yarıya meydandaydı. Geleceğini bildiği şeyi beklemeye başladı.

Bu arada şoför yolun sağ tarafındaki bir cebi gözüne kestirmişti bile. Biraz da sertçe bir frenle koca kamyonu soktu oraya. Sonra el frenini çekti, motoru durdurdu ve yanıbaşında bitiverdi.

O kocaman, kaba ve sert eller, bir anda her tarafında dolaşmaya başladı. Omuzları, karnı, bacakları okşanıyor, küçük memeleri adamın ellerinin içinde kayboluyordu. Amı alabildiğine sulanmış ve açılmıştı.

Sikilmek istiyordu. Hem de deliler gibi.

Şoför amını avuçladığında, bütün vücudu sarsıldı. İyice açtı bacaklarını. Sonra adamın kalın parmağı içine giriverdi. Güçlü bir elektrik akımının beynine gittiği hissetti. Beli geldi.

Bu arada elini uzatmış, kamyona bindiğinden beri aklının takılı kaldığı şeye adeta yapışmıştı. Şoförün taş gibi olmuş siki elindeydi artık. Kaba pantolon kumaşına rağmen onun ateş gibi yandığını hissediyor, büyüklüğüyle adeta büyüleniyordu. Tek istediği, onu bir an önce ve çıplak olarak eline alabilmek, görebilmekti. Telaşla adamın pantolonunu çözmeye uğraşıyordu. Ama şoför, hiç yardımcı olmuyordu ona. Bütün dikkatini amına ve memelerine vermişti. Sonunda, o aklını başından alan siki ondan uzak tutan pantolonun kemerini çözmeyi, fermuarını indirmeyi başardı. Eli bir anda içeri kayarak, şimdi yakıcı sıcaklığını çok daha iyi hissettiği siki kavrayıp, dışarı çekti.

Gözlerine inanmakta zorluk çekiyordu. Şimdiye kadar görmediği büyüklükteydi elindeki sik. En az 27-28 santim olmalıydı. Sünnetliydi ve başı morarıp, çatlayacakmış gibi şişmişti. Tepesindeki delikte beyaz bir damlacık belirmişti. Ağzının sulandığını hissediyordu. Kendini adamın ellerinden kurtarıp onun kucağına doğru eğildi. Dilini dışarı çıkarıp, damlacığı yaladı önce. Şoförün vücudu sarsılmıştı bu temasla. Sonra ağzını açıp, dudaklarını yapıştırdı, o koca bir mantara benzeyen şeye. Gerçekten ateş gibi yanıyordu.

Başını adamın kucağına doğru bastırmasıyla, sik de ağzına girmeye başladı. Böylesine büyük bir siki ağzına almanın verdiği zevkle başının döndüğünü hissediyordu. Birden patladı şoför. O kocaman sik bir kasılıp bir gevşiyor, tohumlarını ağzının içine fışkırtıyordu. Onun da beli gelmeye başladı.

Tanrım, ağzından sikilirken beli geliyordu.

Tek bir damla kalmayıncaya kadar emdi şoförün sikini. Sertliğinden ve büyüklüğünden hiç bir şey kaybetmemişti. Bırakmak istemiyordu ama, onu kollarından tutup kaldırdı adam. Sonra da eliyle, koltuğun arkasındaki yatağı işaret etti.

Birlikte geçtiler oraya. Son düğmeleri de açıp giysisini çıkarttı. Şimdi ayakkabılarının dışında çırıl çıplaktı. Şoför de ayakkabılarını çıkartmış, pantolonundan kurtulmakla meşguldü. Belden aşağısı çıplak kalınca, sikinin görüntüsü daha da müthişleşmişti. Yatağı şoför mahallinden ayıran perdeleri kapatıp yanına uzandığında, eli, o aklını başından alan sike yine yapıştı. Aslında, tekrar ağzına istiyordu onu. Bu kocaman siki, tadını çıkara çıkara emmek, yalamak istiyordu. Kımıldamaması için bir eliyle adamın göğsüne bastırıp sikin üstüne eğildi. Ağzı alabildiğine açılıp, o koca mantarı yutuverdi.

Gözleri kapalı, emiyor, yalıyordu.

Sonra bir çift kaba elin onu belinden kavradığını hissetti. Şoför onu kolayca kaldırıp üstüne aldı. Kıvırcık saçlı başı, şimdi bacaklarının arasında kalmıştı. Amı susamış bir ağız gibi açılmış, adamın gözlerinin önündeydi artık. İri eller kalçalarını pençe gibi kavradığında, zevkten başı dönmeye başladı. Apış arasını yakan sıcak nefesle çıldıracak gibi olmuştu. Şoför ağzını amına yapıştırıp, dilini içine soktuğunda ise kendini kaybetti. Yine beli geliyordu.

Yalnızca amını değil, her yerini yalıyordu adam. Dili, bızırından başlayıp götünün deliğine kadar, her yerinde dolaşıyordu. Sert sakalları, bacaklarının yumuşacık iç taraflarına batıyor ve hafifçe canını acıtıyordu ama, bundan çok hoşlanıyordu.

Bu arada şoför de zevkten uçmuştu tabii. Gezip dolaştığı yerlerde, böyle bir orospu görmemiş olduğu belliydi. Başına talih kuşu konmuştu. Bunun her anından yararlanmak istediği anlaşılıyordu. Kalçalarını yatağın üstünde küçük küçük hareket ettiriyor, sikinin ağzına girip çıkmasına yardımcı oluyordu. Yine çok dayanamayacaktı galiba. Hareketleri hızlanmaya başlamıştı.

Şoförün kalın parmaklarından birinin götünün deliğiyle oynamaya başladığını hissedince, ağzındaki siki daha da hırsla emmeye başladı. Götüyle oynanması, yalanması, sikilmesi, en sevdiği, en zevk aldığı şeylerden biriydi. Yeniden beli gelecekti. Sonra adam parmağını götüne sokuverdi. Neredeyse aynı anda da, ağzının içinde tekrar fışkırtmaya başladı.

Bu kadarı çok fazlaydı doğrusu. Bütün vücudu kasılmıştı. Götünün, içindeki parmağı koparacak gibi sıkıştırdığını, amından akan suların adamın yüzüne gözüne bulaştığını hissediyordu. Ağzındaki sik ise peşpeşe fışkırıyor, gırtlağını erkeklik sıvısıyla dolduruyordu.

Gözleri kararak, bir daha getirdi belini.

Yatağın üstüne devrilip kalmıştı şimdi. Sırtüstü yatıyordu. Bacakları açıktı. Yarı kapalı gözlerle, şoförün dizlerinin üstünde doğrulduğunu gördü. Hala dimdik, hala kocamandı siki. Gelip bacaklarının arasına girdi ve dibinden tuttuğu sikinin başını, amının dudakları arasına soktu. Sonra bacaklarını dizlerinin altından tutup havaya kaldırdı ve karnına doğru bastırdı. Tabak gibi açıktı şimdi onun altında.

Artık sıra sikilmesine gelmişti.

Şoför tek bir harekette dibine kadar soktuğunda, derin bir inilti kaçırdı ağzından. Sanki beynine değmişti sikin ucu. Ellerini saçlarının arasına sokmuş, üstündeki hayvan gibi herifi, hayranlıkla seyrediyordu. Sonra adam onu sikmeye başladı. Yavaş ve uzun hareketlerle, sikini amına sokuyor, çıkarıyor, tekrar sokuyordu. Amı, tüm benliğinin merkezi haline gelmişti sanki. Bayılacak gibi oluyordu. Hiç tanımadığı, dilini anlamadığı bu adama sikilmek, ona amının en dibini vermek öyle zevkliydi ki. Günlerin, belki de haftaların abazanlığıyla sikiyordu onu. Altında, neredeyse ikiye katlamış, vura vura sikiyordu onu.

Kendini iyice kaptırmış, çığlıklar atmaya başlamıştı. Sikildikçe, daha çok sikilmek istiyordu canı. Şoför her dibine geçirişinde, o kocaman taşakları götüne çarpıyor, aklını başından alıyordu. Yine beli gelecekti. Yatağın üstünde çırpınıyordu. Bütün vücudu sarsılarak, titreyerek geldi beli. Hemen peşinden de bir daha ve bir daha.

Şoför ise onu sikmeyi sürdürüyordu. O kocaman sikini neredeyse en ucuna kadar çıkarıp, sonra tekrar dibine kadar geçirerek sikiyordu artık onu. Durmaya hiç niyeti yokmuş gibiydi. Sikilmek istemişti ve sikiliyordu işte. Hem de ne biçim sikiliyordu.

Sonunda, o aklını başından alan kamyoncu siki amının en dibinde, rahminin ağzında patladığında, çıldıracağını sandı. Karnının içi, bir anda alev alev olmuştu. Hiç bitmeyecekmiş gibi fışkırtıyordu adam. İçine dolan bellerin taştığını, amının dudaklarından sızıp götüne aktığını hissediyordu.

Tekrar beli gelirken, kendinden geti.

Bilincini geri getiren, memelerindeki temas oldu. Yine sırtüstü yatıyordu yatakta. Şoför de yanındaydı ve hafifçe eğilmiş, memelerini yalıyor, emiyordu. Yeni bir sikilme isteğinin içini doldurmasına neden oldu bu. Eli tekrar adamın sikine uzandı. Tanrım, hala inmemişti. Üstelik şimdi am suları ve bellerle ıslanmış, yapış yapış olup, daha iç gıcıklayıcı bir hale gelmişti.

Onu göğsünden itip, sırtüstü yatırdı. Sonra da neredeyse sıçrayarak, üstüne çıktı. Elini götürüp o çıldırtıcı sikini kavradı ve amına dayayıp, üstüne oturuverdi. Hepsini, dibine kadar almıştı yine içine. Ellerini onun göğsüne dayayıp, ayak parmaklarının ucunda yükseldi ve yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı. O kocaman sik, şimdi yeniden içine girip çıkmaya başlamıştı. Ama bu sefer kontrol ondaydı.

İnanılmaz bir zevk alıyordu bu hayvan gibi herifle sikişmekten. İçindeki inmek bilmeyen sik için yapamayacağı şey yokmuş gibi geliyordu ona. Kalçaları elinde olmayan hareketlerle dalgalanmaya, çalkalanmaya başlamıştı.

Oh tanrım, yine beli geliyordu.

Biraz kendine gelebilmek için, şoförün göğsüne uzandı. Herfin kocaman elleri sırtında geziniyor, okşuyordu. Sonra kalçalarına gitti o pençe gibi eller ve kıçının baştan çıkarıcı yuvarlaklarını okşamaya, mıncıklamaya başladı. Yeni bir zevk dalgası sardı vücudunu. Tekrar hareketlendi. Kalçalarını oynatıyor, o koca sikin hafif hafif içine girip çıkmasına olanak sağlıyordu. Birden adamın parmağını götünde hissederek titredi. Götü açılıverdi bu temasla. Parmak, yavaşça içine kaydı. Küçük bir çığlık atıp, tekrar getirdi belini.

Sonra şoför onu yavaşça kaldırdı üstünden. Yatağa yüzüstü yatırıp, arkasına geti. Ne geleceğini biliyordu artık. Götünden sikecekti herif. Zevk bulutlarının üstünde bu kadar uçtuğu yetmiyormuş gibi, şimdi de götünden sikilecekti.

Kalçalarını havaya kaldırıp, öylece bekledi.

Kamyon şoförü, sikinin koca bir mantar gibi şişmiş başını götünün deliğine daha ilk değdirdiğinde, bir kere daha getirdi belini. Götünün küçük deliği önce sımsıkı kapandı, sonra da, içine girmeye çalışan sikin altında bir çiçek gibi açılıverdi. Bereket ki, am suları ve bellerle vıcık vıcık ıslanmış, kayganlaşmıştı götü. Yoksa böylesine büyük bir siki içine almasına olanak yoktu. Yine de, yavaş yavaş, milim milim sokabiliyordu adam. O kadar çok istiyordu ki o kocaman sikin dibine kadar götüne girmesini, o daha acele ediyor, kalçalarını arkaya doğru bastırıyordu.

Sonunda, şoförün kıllı taşaklarının amının dudaklarına yapıştığını hissetti. İçi sikle dolmuştu şimdi. Götü, kontrol edemediği hareketlerle kapanıp açılıyor, şoförün sikini adeta eziyordu. Yine geliyordu beli.

Sonra adam, götünü sikmeye başladı. Giderek hızlanan hareketlerle, o kocaman sikini götüne sokup çıkarıyor, gözünde şimşekler çakmasına neden oluyordu. Önce ağzını, sonra amını sikmişti. Şimdi de götünü sikiyordu. Kocası bütün bunları bilseydi, ne yapardı acaba? Kendi küçük bir odaya kapanıp kitap yazmaya uğraşırken; karısının yol kenarındaki dev bir kamyonun şoför mahallindeki yatakta, hayvana benzeyen kocaman sikli biri tarafından sikildiğini bilse, deli olurdu herhalde.

Gittikçe daha sert sikmeye başlamıştı şoför. Kocaman sikini hırsla götüne sokup çıkarıyor, onu uçuruyordu. Artık belinin gelmesi hiç durmuyordu. Vücudundaki sarsıntıların biri bitmeden öbürü, üstelik daha şiddetle geliyordu. Yatağa çivilenmiş gibiydi. Tüm iç organları birbirine karışmış gibi bir duyguya kaptırmıştı kendini. Şoförün götünde fışkırtmaya başladığını hissettiğinde bayılacak gibi oldu. Oh tanrım, nasıl da getiriyordu içine. Nasıl da fışkırtıyordu tohumlarını. Yığılıp kalırken, bir daha yürüyüp yürüyemeyeceğini düşünüyordu.

Şoför daha sonra onu kentin girişinde kamyondan indirirken, bacakları titriyordu gerçekten de. Anlatılamayacak kadar mutluydu. İlk gördüğü taksiye işaret edip, arka koltuğa oturdu. Başını yaslayıp kendini bıraktı. Çabucak geldiler eve. Para vermek için çantasını açtığında, kamyon şoföründen aldığı para geldi eline.

Report Story

bymofilius© 4 comments/ 13745 views/ 0 favorites

Share the love

Report a Bug

Next
2 Pages:12

Forgot your password?

Please wait

Change picture

Your current user avatar, all sizes:

Default size User Picture  Medium size User Picture  Small size User Picture  Tiny size User Picture

You have a new user avatar waiting for moderation.

Select new user avatar:

   Cancel